Sağlık, Diyet,Domuz Gribi, Sağlıklı Hayat Blog'u

23Kas/090

Domuz Gribi Aşısı Hakkında Doğrular Yanlışlar

110b[1]

Domuz gribi aşısı efsaneleri ve doğrular

Baskıya karşı koyamadım, 11 yaşındaki kızıma en azından “şimdilik” domuz gribi aşısı yaptırmıyorum. Aşının güvenliğiyle ilgili hiçbir kuşkum yok aslında.

Ancak kızım aşılanacağı için büyük panik yaşadı. İki gün durmadan ağladı, fikrimi değiştirmem için baskı yaptı. “Beni ölüme yolluyorsun, bu sorumluluğu nasıl üzerine alıyorsun, ya sakat kalırsam, yan etkileri berbatmış” diye baskı yaptı. Anlattığına göre arkadaşları da aşılanma kararımıza şaşırıyordu. 38 kişilik sınıfta sadece üç çocuğun ailesi aşıya evet demişti. Belli ki hayırcılar, evetçilere bir bakıma baskı yapıyordu. Anladım ki aşılanmak kızımda travma etkisi yapacaktı. Dayanamadım, kararımı geri çektim. Kafaları bu kadar karıştıranları Tanrı’ya havale ediyorum ve umuyorum ki bir gün hepimize hesap vermek zorunda kalmasınlar... Domuz gribi aşısıyla ilgili efsaneleri ve doğrusunu hatırlatmayı ise kendime görev biliyorum.

BİZİ KOBAY YAPTILAR
Doğrusu: Aralarında ABD, Kanada, Fransa, Almanya, Hollanda, İngiltere, Japonya’nın da olduğu 18 ülke tüm nüfusları için yeterli miktarda aşı alımı için anlaşma yaptı. Bunlardan ABD, Avustralya, İsveç, Danimarka, Fransa, Japonya, İngiltere, Macaristan, Çin gibi birçok ülke domuz gribi aşısını kullanmaya başladı. Aşı piyasaya sürülmeden önce, güvenliğini kontrol için faz 1-2 ve 3 deney aşamaları tamamlandıktan sonra ruhsat aldı. Diğer aşılar ve ilaçlarda olduğu gibi faz 4 aşaması klinikte yapılır. Yani faz 4 zaten ruhsat alınıp, pazara verildikten sonra yapılan gözlemlerden oluşur. Çünkü çok sayıda insana ancak piyasaya verildikten sonra uygulanır. O güne kadar fark edilmeyen etkileri varsa saptanır.

YAN ETKİLERİ AĞIR
Doğrusu: Aynen mevsimsel grip aşısında olduğu gibi, domuz gribi aşısı sonrasında aşılama yerinde kızarıklık, ağrı, şişlik, hafif bir ateş, enfeksiyon, hafif kırıklık hissi, üst solunum yolu enfeksiyonu benzeri şikayetler, bulantı, kusma olabilir. Ama bunların hepsi 24-48 saat içinde kendiliğinden geçer.

ADJUVAN ÇOK TEHLİKELİ
Doğrusu: Türkiye’nin üç farklı firmadan satın aldığı tüm aşılarda adjuvan var. Advujanlı aşı kötü, advujansız aşı iyidir diye bir kural yok. Adjuvan daha az antijenle, daha fazla sayıda kişinin aşılanmasını sağlayan bir katkı maddesi. Aşılardaki skualen denen adjuvan yeni değil. 1997’den beri Novartis firmasının mevsimsel grip aşısında kullanılıyor, bugüne kadar 40 milyon doz yapıldı. Bildirilen ciddi bir yan etki yok. Tiomersal çoklu aşılarda kullanılan bir madde. Aşıya birden fazla enjeksiyon gireceği için dışarıdan mikrop bulaşmasını önlemek için kullanılıyor. Dünya Sağlık Örgütü Aşı Güvenliği Genel Komitesi (GACVS), Avrupa İlaç Ajansı (EMEA), Patentli Tıbbi Ürünler Kurulu (CPMP), Amerikan Bağımsız Sivil Ulusal Bilim Akademisi (NAS) ile İlaç Enstitüsü’nün (IOM) raporunda thiomersal içeren aşılarla yapılan aşılama ile özel nörolojik gelişim bozuklukları arasında ilişki saptanmadı.

ABD’Lİ ADJUVANSIZ AŞIYLA AŞILANIYOR
Evet, ama ABD’de adjuvanlı grip aşıları ruhsatlı değil. Domuz gribi salgını için ruhsat prosedürünün yeterince hızlı tamamlanamayacağı anlaşılınca firmalar ABD için adjuvansız aşı üretti. AB ülkelerinde ise adjuvanlı aşılar kuş gribi salgını sırasında ruhsatlandırılmıştı. Bu nedenle AB ülkeleri advujansız aşı alımında bir sakınca görmedi. ABD de Sanofi Pasteur, Novartis ve Medlmmun’dan (burundan yapılan) aşı aldı. ABD’de de çoklu doz aşılarda thiomersal kullanılıyor.

AŞI NÖROLOJİK HASTALIK YAPIYORMUŞ
Toplu aşılamalardan sonra nörolojik bir sorun olan Guillain Barre Sendromu’nun daha sık görüldüğü iddia ediliyor. Oysa bu zaten toplumda görülen bir hastalık. Yüzbin kişiden 1-2 kişi, aşılansa da aşılanmasa da bu hastalığa yakalanıyor. Etkeni de tam olarak bilinmiyor ancak çeşitli enfeksiyonlardan sonra gelişebiliyor. Grip aşısı uygulananlarda ise görülme sıklığı milyonda bir. Yani normal popülasyondan çok daha az. Üstelik ikisi arasında kanıtlanmış bir ilişki yok.

Aşılar hangi firmalardan alındı?

Belçika’da üretilen GlaxoSmithKline, Fransa’da üretilen Sanofi Pasteur ve İtalya’da üretilen Novartis firmalarından toplam 43 milyon doz alındı. Bunların tümü AB’nin resmi kuruluşu olan EMEA İlaç Ajansı’ndan ruhsatlı.

Neden aşı yaptıralım

Dünya Sağlık Örgütü’nün Stratejik Uzmanlar Komitesi 30 Eylül’de, domuz gribinden hastanede tedavi edilmesi gerekenlerin büyük çoğunluğunun ergenler, küçük çocuklar ve gebeler olduğunu açıkladı. Hastaneye yatanların yüzde 10-25’i yoğun bakım ünitesine alınıyor ve yüzde 2-9’u hayatını kaybediyor. Hastanede tedavi girenlerin yüzde 7-10’u gebeliğin ikinci ve üçüncü üç ayında. Aşılamanın amacı, öğrencileri koruma altına alıp hastalığın büyük kitlelere hızla yayılmasını engellemek. Risk gruplarını korumak, salgını ve ölümleri engellemek. Biliyoruz ki çocuk ve gençler normal gribe oranla domuz gribine daha sık yakalanıyor.

Kaynak:Hurriyet

19Kas/091

Domuz gribi aşısı bilgileri

laboratuar[1]

H1N1 pandemik influenza (domuz gribi) aşısı her yıl mevsimsel grip aşısındaki gibi, aşı virüslerinin yumurtada yetiştirilmesiyle üretilmektedir.

H1N1 aşısının üretimi, adjuvan sisteminin özellikleri ve katkıları;

1. Domuz gribi aşısı nasıl üretiliyor?

•Domuz gribi  aşısı her yıl mevsimsel grip aşılarında olduğu gibi, aşı virüslerinin yumurtada yetiştirilmesi ile üretilmektedir.

•  Dünya Sağlık Örgütü pandemiye yol açan virüsü tespit edip bu virüsün tavuk yumurtasında kolay yetişebilecek ana suşunu üretmektedir. Bu suşlar DSÖ tarafından üretici şirketlere verilmekte ve üretimin başlangıcını oluşturmaktadır.

• Aşı üreticileri bu ana virüsü tavuk yumurtasına enjekte ederek aşıda kullanılacak kendi virüs serilerini üretirler.

• Virüsün tavuk yumurtasına enjekte edilmesinden birkaç gün sonra virüs yumurtalardan alınmakta, saflaştırma ve standartlaştırma süreci gerçekleştirilmektedir. Bu işlemlerle virüsten, aşı için gerekli antijenler elde edilir.

• Bu işlemden sonra antijenler tüplere yerleştirilerek etiketlenir.

• Aşının adjuvanı ayrıca üretilmekte ve aşının uygulanması sırasında antijene eklenmektedir.

• Bütün bu işlemler  standart ve kurallara göre yapılmaktadır.

• Domuz gribi aşısıyla ilgili klinik araştırmalar halen devam etmekte sonuçlar alındıkça ruhsatlandırma otoriteleri ve kamuoyu ile paylaşılmaktadır.

2. Domuz gribi aşısında Antijen üretimi düşük kalırsa ne olur?

• Böyle bir durum toplam kapasiteyi etkilemektedir. Eğer üretim az olursa, çok miktarda aşıyı üretmek uzun sürmekte, tersine antijen üretimi çok olduğu takdirde ise aşı üretimi de hızlanmaktadır.

3. AS03 nedir?

AS03, bir Adjuvan Sistemdir ve içinde tokoferol (E vitamini) bulunur. Adjuvan pandemik influenza aşı üretiminde karşılaşılan bazı önemli sorunların çözümünü sağlamaktadır:

o Kısa sürede çok sayıda aşı dozu üretilmesini mümkün kılar. Çünkü adjuvan sayesinde her dozda daha az antijen kullanılmakta, böylece bağışıklık sağlayan daha çok aşı dozu üretilebilmektedir.

o Mevsimsel grip virüsünde olduğu gibi, pandemi virüsü de zaman içinde hafif değişimler geçirebilir. Bu nedenle aşının virüsün bütün potansiyel alt türlerine karşı bağışıklık sağlaması gerekmektedir. Adjuvanlı aşı bunu sağlamaktadır.

4. AS03 Adjuvan sistemi başka aşılarda denendi mi?

• GSK pandemi çalışmaları sırasında, özellikle de kuş gribi olarak bilinen Influenza A (H5N1)’e karşı geliştirdiği aşıyla belirgin bir güvenlilik verisi üretmiştir. 18 yaşın üstünde 12 binden fazla yetişkine adjuvanlı 2 doz H5N1 aşısı uygulanmıştır.

• GSK’nın influenza aşısında kullandığı adjuvan sistemi H5N1, H1N1 ve normal mevsimsel grip aşıları dahil olmak üzere toplam 41 bin kişide denenmiştir.

5. Adjuvanda kullanılan skualen maddesinin tehlikeli olduğu söyleniyor, doğru mu?

Skualen hayvanlarda,bitkilerde ve insanlarda doğal olarak bulunan bir maddedir. Karaciğerde üretilmekte ve kana karışmaktadır. Skualen insanın parmak izinde iz olarak çıkan yağsı maddedir. Birçok hormonun yapımında vücutta yer almaktadır. Yumurtada, zeytinyağı, maya, kırmızı et, kurabiyeler, bebek pudraları, ruj, bazı OTC ürünleri,bazı sağlık ürünlerinde kullanılmaktadır.

• ABD savunma bakanlığı, FDA ve bazı danışma kurulları skualen maddesinin sağlık açısından herhangi bir adverse etkisinin olmayacağına karar vermiştir. Skualen aşılarda, immün sistemi tetiklemek için kullanılan adjuvanlarin içinde yer almaktadır.

• Avrupa İlaç Kurumu (EMEA) 1997 yılında skualen katkılı adjuvanların kullanılmasına izin vermiştir. Dünya Sağlık Örgütü skualen içeren adjuvanların 1997’den beri Avrupa’da on milyonlarca doz kullanıldığını ve bu aşıların kullanımı ile herhangi bir önemli advers olay görülmediğini açıklamıştır.

6. Dünyada yeni jenerasyon adjuvanlı aşılar onaylı mıdır?

• EMEA(Avrupa İlaç Kurumu) 1997 yılından itibaren adjuvanlı grip aşılarını onaylamıştır, Dünya Sağlık Örgütü yeni jenerasyon adjuvanların 1997’den beri Avrupa’da on milyonlarca doz kullanıldığını ve bu aşılar ile herhangi bir önemli advers olay görülmediğini açıklamıştır.

7. Avrupa'da yeni jenerasyon adjuvanlı aşılar kaç doz uygulanmıştır ve güvenlilik verileri nasıldır?

• EMEA(Avrupa İlaç Kurumu) 1997 ylindan itibaren adjuvanlı grip asilarini onaylamıştır, Dünya Sağlık Örgütü yeni jenerasyon adjuvanların 1997’den beri Avrupa’da on milyonlarca doz kullanıldığını ve bu aşılar ile herhangi bir önemli advers olay görülmediğini açıklamıştır. Bildirilen yan etkiler çogunlukla aşı uygulanan bölgede kızarıklık, şişlik, ısı artışı gibi lokal etkilerdir. Bu yan etkiler daha çok ilk bir haftada görülmektedir.

8. ABD'de adjuvanlı aşılar kullanılmakta mıdır?

• Tüm dünyada uzun süredir kullanılan adjuvanlar klasik aluminyum içerikli adjuvanlardır. Adjuvanlar vücudun bağışıklığını, koruma etkisini güçlendirmekte ve koruyuculuğun uzun ve kalıcı olmasına neden olmaktadır.

• ABD’de çok kısa bir süre önce adjuvan içerikli GSK HPV aşısı (rahim ağzı kanserine karşı koruyucu) FDA’den onay almıştır.

9. ABD'de yeni jenerasyon adjuvanlı pandemi aşısı onaylı olmadığına göre ABD bu tip aşıyı bu pandemi esnasında hiç kullanmayacak mı?

• DSÖ dünyadaki üretim kapasitesini göz önüne aldığında yeterli antijen üretiminin ve dolayısı ile yeterli aşı üretiminin olmasını mümkün bulmamaktadır. Bu bilgileri göz önüne alındığında, ABD ilk önce adjuvansız aşıların kullanılmasını planlamış ve pandeminin şiddeti ve yaygınlığına göre de adjuvanli aşılların kullanılacağını açıklamıştır.

2Kas/094

Adjuvanın Yan Etkileri

adjuvan" src="http://www.domuzgribi.in/wp-content/uploads/adjuvan.jpg" alt="adjuvan domuz gribi" width="320" height="320" />

Doç. Dr. Mustafa Ertek, ''Aşı konusunda özellikle civa içermesiyle ilgili tartışmalar yapıldığı''nın hatırlatılması üzerine, aşının, içindeki adjuvan ve civayla bir bütün olarak değerlendirildiğini söyledi.

Adjuvanın bir çok aşıda bulunduğunu, daha önce uygulanan aşıların da bu maddeyi içerdiğini belirten Ertek, ''Tiomersel dediğimiz bir maddede ki civa bileşiği içerisinde vardır. Bu da bir çok aşıda koruyucu madde olarak zaten bulunmaktadır. Bu hem FDA'nın, hem Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği miktarlarda bulunabilir. Bu da 5 mikrogramdan 50 mikrograma kadar değişebiliyor. Şu anki aşılarda civa oranı hem FDA'nın, hem de DSÖ'nün önerdiği miktarlarda'' dedi.

Ertek, ''Skualen'' isimli maddenin ise uzun yıllardır diğer aşılarda da kullanıldığını ve çalışmalar yapıldığını ifade ederek, bu maddelerde ciddi bir yan etki ortaya çıkması halinde aşılarda kullanımına izin verilmeyeceğine dikkati çekti.

Tüm ilaç ve aşıların birtakım yan etkileri olduğunu, ama bu aşıda kamuoyunda tartışıldığı gibi bir yan etkinin söz konusu olmadığını vurgulayan Ertek, adjuvandan dolayı aşının yapıldığı yerde kızarıklık ve şişliğin diğer aşılara göre daha fazla olabileceğini bildirdi.

İnfluenza aşıları uygulandıktan 1 hafta sonra grip benzeri baş ağrısı, halsizlik, kırgınlık gibi belirtiler olabileceğini belirten Ertek, ancak bunların tolere edilebileceğini kaydetti.

Yan etki takibinin süreç içinde hem Türkiye'de, hem de diğer ülkelerde yapılmaya devam edileceğini anlatan Ertek, ama şu anda bir risk görülmediğini vurguladı.

AŞIDA ÖNCELİKLİ GRUPLAR

Aşının öncelikle sağlık personeline yapılacağını anımsatan Doç. Dr. Ertek, hacı adaylarının da Suudi Arabistan'a gitmeden önce aşılanacağını belirtti.

Domuz gribine daha çok 12-17 yaş grubundakiler yakalandığı için 6 ay ile 24 yaş arasındakilerin de aşılanacağını kaydeden Ertek, kronik hastalığı bulunanlara da risk grubunda olduğu için aşı yapılacağını söyledi.

Mustafa Ertek, kolluk kuvvetleri, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, ulaşım hizmeti verenler gibi stratejik alanlarda görev yapanların da aşılanacağını dile getirerek, Türkiye'nin temin edebildiği aşı miktarının belli olduğunu, toplumun aşağı yukarı yarısına aşı yapılacağını vurguladı.

Aşı yapılanlar bağışıklık kazanacağı için virüs dolaşımda olduğu sürece aşının her yıl tekrarlanmasına gerek olmadığına işaret eden Ertek, ''Virüs bir mutasyona uğrarsa, bu aşı etkili olmaz. O zaman mutasyona uğrayan aşı, mevsimsel influenza aşısının içine konulacak. Bu şekilde mevsimsel influenza aşısı olarak uygulanacak'' dedi.

''Domuz gribi aşısı olmayı reddedenlerle ilgili ne gibi bir uygulamaya gidileceği?'' sorusu üzerine de Ertek, ''Aşı tamamen gönüllülük esasına göre yapılan bir aşıdır. Birisi kendisine ya da çocuğuna aşı yaptırmak istemezse yapılamaz. Ama bunun doğuracağı sorumluluklar da o aşıyı yaptırmayan kişiye ait olacaktır'' diye konuştu.

Bir başka soru üzerine 2. partiyle 1 milyon dozun üzerinde aşı geleceğini belirten Ertek, risk gruplarının tamamına aynı anda aşı yapmanın mümkün olmayacağını, hastalığın yaygın olduğu illere öncelik verilebileceğini söyledi.

Ertek, aşının yetişmediği hacı adaylarının Suudi Arabistan'da aşılanacağını bildirdi.

   
Sağlık Bilgileri

Powered by Yahoo! Answers