Kilo aldırıcı ürünler – Esenyurt Haber
Esenyurt Haber |
Kilo aldırıcı ürünler
Esenyurt Haber Yo Yo Diyeti uygulayın. Bu en iyi kilo alma yöntemlerinden birisidir. dört gün boyunca yüksek kalorili olan besinler yiyecekler tüketin, kalorili bir diyet ... |
Kaynak: diyet - Google Haberler
Öğün atlamak vücuda zararlı
vücuda zararlı" width="150" height="150" title="Öğün atlamak vücuda zararlı" />
Uzmanlar, insan vücudunun her gün binlerce olumsuz dış etkiye karşı kendini korumak için mücadele ettiğini belirterek, işlenmiş gıdalar, hava kirliliği, stres gibi nedenlerle bünyeye giren ve tıp dilinde serbest bileşenler olarak ifade edilen bu maddelere karşı antioksidanlar yoluyla dirençli olmanın en pratik yolunun dengeli ve düzenli beslenmeden geçtiğini belirtti.Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Ötleş, yeterli antioksidan alımı için düzenli ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ötleş, “İyi ya da kötü gıda diye bir şey yok, ancak günlük beslenme düzenimizle vücudun ihtiyacı olan A -D -E -K -B -B1 -B6 -B12 gibi vitaminler ile demir, kalsiyum, çinko, protein ve karbonhidratları almamız gerekmektedir. Antioksidan maddeler meyve, sebze ve baharat gibi gıdaların tüketilmesiyle vücuda alınmaktadır. Özellikle likopenlerden domates, karpuz, greyfurt; alium grubundan sarımsak, soğan, pırasa; antosianinlerden çilek, ahududu; glikoizolatlardan lahana, karnabahar, brokoli, çok bilinen hamlifler ile flavonoitlerden portakal, greyfurt vücudun savunma mekanizması için düzenli olarak alınması gerekli besinlerden birkaçı” dedi.
Her antioksidanın vücuda etki alanının ayrı ayrı olduğunu ve birinin diğerinin yerine geçemeyeceğini belirten Prof. Dr. Ötleş, her gıdadan alacağımız antioksidanların farklı etki mekanizmaları oluşturduğunu vurguladı. Prof. Dr. Ötleş, “C vitamini suda eriyen antioksidan özelliği gösterirken, E vitamini yağda erime özelliği göstermektedir ve kanser riskini önlemektedir. Bol miktarda sebze meyve ve C vitamini alan kişilerde yemek borusu pankreas ve akciğer kanseri riskleri daha düşüktür. Yaşam tarzımızın düzenli beslenmeye engel olmasından dolayı gerekli antioksidanları dışardan takviye edebiliriz. Günlük eksikliği tamamlayıcı mı, koruyucu mu, tedavi edici mi buna karar verilerek alınması daha uygun olacaktır” diye konuştu.
Midye bilimsel olarak araştırıldı
Midye bilimsel olarak araştırıldı" width="150" height="150" title="Midye bilimsel olarak araştırıldı" />
İçinde barındırdığı kimyasal maddeler nedeniyle kamuoyunda sağlıksız olarak bilinen midye, İzmir’de midye üretimi yapan bir firmanın talebi üzerine bilimsel olarak araştırıldı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğündeki incelemede, midye içindeki kurşun, arsenik ve civa oranı, tehlike sınırı olan 1 mg’nin oldukça altında çıktı.Çiğ midyede kurşun oranı O.004/mg-kg, arsenik oranı 0.075 mg-kg, civa oranı ise 0.075/ mg-kg olarak tespit edildi. EMİDO Midye Dolma Üretim Tesisleri Sahibi İbrahim Ak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 18 yıldan bu yana midye toplayıp satarak geçimini sağladığını, Türkiye’deki iki midye üretim tesisinden birine sahip olduklarını bildirdi. Gemlik’ten aldıkları midyeleri tesislerinde hijyenik ortamda pişirerek paketleyip büyük alışveriş merkezlerinde satışa sunduklarını belirten Ak, kamuoyunda midyenin sağlıksız olduğu yönündeki söylentiler üzerine bu ürünün kapsamlı şekilde araştırılması talebinin kendilerinden geldiğini söyledi.
KİMYASAL DEĞERLER DÜŞÜK ÇIKTI
Ak, 16 Ağustosta çiğ ve pişmiş midye örneklerini Tarım ve Köyişleri Bakanlığı İzmir İl Kontrol Laboratuvar Müdürlüğüne götürerek inceleme talep ettiklerini ifade etti ve şöyle konuştu: ”Laboratuvar sonuçları, midyenin sağlıksız olduğu yönündeki söylentileri asılsız çıkarıyor. Yapılan muayene ve analiz raporunda çiğ midyedeki kimyasal maddeler tehlike sınırının oldukça altında. Midyedeki kurşun oranı 0.004/mg-kg, arsenik oranı 0.075/mg-kg, civa oranıysa 0.001/mg-kg çıktı. Oysaki tehlike sınırı 1 mg. Yani değerler tehlike sınırının oldukça altında. Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla midye yiyebilir. En azından kendi ürettiğimiz midyelerde bu garantiyi veriyoruz. Pişmiş midyedeyse herhangi bir bakteri çıkmadı. Biz her ay midyelerimizi laboratuvarlarda kontrol ettireceğiz.”
”SAĞLIĞA ZARARLI DEMEK YANLIŞ”
Su ürünleri mühendisi Yeliz Yıldız, midyenin hayvansal protein kaynağı olduğunu belirterek, kimyasal madde içerdiğini düşündüğü bu ürüne karşı tereddütlü yaklaştığını dile getirdi. Yeliz, ”Vücuttan atımı çok zor olan ve sarılığa neden olan civa değerleri, midyede tehlike sınırının oldukça altında çıktı. Mikrobiyolojik olarak bakteri ya da mikroba rastlanmadı. Kimsayal değerler de tehlike sınırının oldukça altında. Midyenin sağlığa zararlı olduğunu söylemek doğru olmaz” diye konuştu.
Bölgesel zayıflama – Posta
|
Bölgesel zayıflama
Posta Çünkü diyet, egzersiz gibi yöntemlerle sadece bu bölgelerdeki yağların giderilmesi çok ama çok güç. Günümüz toplumunda teknolojinin gelişmesi ile değişen ... |
Kaynak: diyet - Google Haberler
Meyve Suyu Şişmanlatır mı?
Suyu Şişmanlatır mı?" width="150" height="110" title="Meyve Suyu Şişmanlatır mı?" />
Meyve Suyu Endüstrisi Başkanı Prof. Dr. Aziz Ekşi, meyve suyu ile ilgili bazı bilgiler verdi.Şişmanlatıyor mu?Meyve suyu yüzde 100, meyve nektarı yüzde 25-99 ve meyveli içecek yüzde 10-49 meyveden oluşur. Hiç kimse meyvenin şişmanlattığını düşünmez. Çünkü kalori düzeyi düşüktür. 100 gram meyvenin sağladığı enerji 44-52 kcal arasındadır. Meyve şişmanlık nedeni değilse, meyve suyu da değildir.Koruyucu katkı var mı?
Türkiye’de, 80′li yıllardan bu yana meyve suyu ve türevlerine koruyucu madde katılmasına izin verilmiyor. Uygulanan koruma teknolojisi koruyucu kullanılmasını gerektirmiyor. Ambalaj açılmadıkça koruma etkisi sürer. Koruyucu içerseydi, ambalaj açıldıktan sonra da meyve suyu bozulmazdı.
Dişleri çürütür mü?
Diş çürüklüğüne yol açan ana etkenin flor yetersizliği olduğu öteden beri biliniyor. Ancak bunun ağız ve diş temizliği ile desteklenmesi gerekiyor. Son yıllardaki araştırmalara göre; eğer yeterli flor alınıyorsa ve ağız temizliğine özen gösteriliyorsa gıdanın diş çürüklüğüne katkısı oldukça kısıtlıdır.
Yıkama-ayıklama
Meyve suyu teknolojisinde ilk 2 işlem basamağı, yıkama ve ayıklamadır. Bu işlemlerin amacı; çürük vb. kusurlu meyvelerin ayıklanması ve yabancı maddelerin uzaklaştırılmasıdır. Ayıklama bandında çalışan kişinin uyması gereken; “Yiyemeyeceğini ayıkla!” kuralıdır
Göbekte biriken pozitif enerji – Haber 7
|
Göbekte biriken pozitif enerji
Haber 7 Hemen doğum sonrası düzgün beslenmeye geçilebilir fakat toplumda bu diyet olarak algılandığı için sütü kesilir kaygısı yaşanıyor. ... |
Kaynak: diyet - Google Haberler
Mantar vitamin deposu
deposu" width="150" height="150" title="Mantar vitamin deposu" />
Antalya Korkuteli Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç.Dr. Orhan Özçatalbaş, mantarın, insan sağlığını koruyucu B kompleks vitaminleri ve C vitamini yönünden zengin bir besin maddesi olduğunu söyledi.Konuyla ilgili bir açıklama yapan Doç.Dr. Orhan Özçatalbaş, yüksek oranda folik asit ihtiva eden mantarın, anemi olgularının iyileştirilmesinde de kullanıldığını belirtti. Mantar proteininin hazm olabilme değerinin, yüzde 72- 83 arasında olduğunu ve bu proteinin, insanın beslenmesi için gerekli olan hemen hemen bütün aminoasitleri içerdiğini belirten Özçatalbaş, “Mantar, özellikle bu yönüyle diğer sebze türleri arasında en yüksek besin değerine sahiptir.
Mantar, kalsiyum, fosfor, potasyum, demir ve bakır yönünden azımsanmayacak ölçülerde mineral içerir. Düşük karbonhidrat ve yağ oranı nedeniyle kalp ve damar hastalıklarında, kandaki şeker düzeyini düşürme özelliği nedeniyle de şeker hastalıklarında diyet öğesi olarak önerilmektedir” diye konuştu. Mantar zehirlenmelerine de dikkat çeken Özçatalbaş, tanınmayan mantarların yenmemesi, özellikle kültür mantarlarının tüketilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Diyet ilaçlarındaki madde kalp krizine yol açıyor – Star Gündem
|
|
Kaynak: diyet - Google Haberler
Küçükleri bekleyen tehlike
tehlike" width="150" height="150" title="Küçükleri bekleyen tehlike" />
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Beyazova, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların yaşları büyüdükçe kaza geçirme olasılıklarının arttığını belirtti.Beyazova, küçük çocuk ve bebeklerin en fazla düşme, ilaç içme, yaz aylarında boğulma, kış aylarında yanma ve soluk borularına cisim kaçması gibi tehlikelerle karşı karşıya kaldıklarını bildirdi.Bebeklerin yaşamlarının ilk 6 ayı içinde anne-babalarının kucaklarından düşebileceklerini kaydeden Beyazova, ”Ama genellikle 1 metrenin altındaki yükseklikten düşmek zarar vermez” dedi.Beyazova, yüzükoyun yatırılmaları halinde solukları durabileceği için, bebeklerin sırtüstü veya yan yatırılmaları gerektiğini bildirdi. 6. aydan itibaren dönebilecekleri hesaba katılarak bebeklerin korkuluk olmayan karyolalarda yatırılmaması gereğine işaret eden
Beyazova, ”Ancak, korkuluklar bebeklerin başlarını sokabilecekleri genişlikte olmamalıdır” diye konuştu.
Bebeklerin 9. aydan itibaren de baş ve işaret parmaklarını birleştirerek küçük cisimleri tutabildiklerini dikkati çeken Beyazova, ”Bebekler her şeyi ağızlarına götürürler. Boğazlarına kaçan küçük
cisimler de boğulmalarına yol açabilir. Bu nedenle kuruyemiş, bozuk para, boncuk, tespih, düğme gibi cisimler bebeklerden uzak tutulmalıdır” dedi.
Oyuncakların kopan küçük parçalarının mutlaka bulunarak ortadan kaldırılması gerektiğini kaydeden Beyazova, ”Bu parçayı bebek bulursa ağzına koyup tıkanabilir” uyarısında bulundu.
Beyazova, bebek ve küçük çocukların karşılaşabileceği tehlikeler konusunda ailelere şu uyarılarda bulundu:
-”1 yaş civarındaki çocuklar büyükleri taklit ederler. Bu nedenle yanlarında ilaç yutulmamalı,
-İlaçlar ambalajlarından çıkarıldıktan hemen sonra alınmalı ve tekrar çocukların ulaşamayacağı bir yere konulmalı,
-Emekleyerek veya yürüyerek mutfağı, banyoyu karıştırabilirler. Ulaşabileceği yerlerde deterjanlar, kireç çözücüler, lavabo açıcılar, böcek öldürücüler, ilaç, kimyasal maddeler olmamalı,
-1 yaşından sonra gazın düğmesini çevirebilecekleri için mutfakta yalnız bırakılmamalılar,
-Yemek ocağın arka gözlerinde pişirilmeli,
-Tava, tencere ve çaydanlık sapları çocuğun ulaşabileceği yönde olmamalı,
-Odada veya mutfakta piknik tüpünün üzerinde birşey pişirilmemeli,
-Soba gibi ısı veren cisimlerin etrafında korkuluk olmalı, uygun biçimde yakılmayan hiçbir soba kullanılmamalı,
-Pencerelerin önünde basıp tırmanmalarına yardımcı olacak sehpa,
koltuk, kanepe gibi mobilyalar olmamalı,
-Balkona yalnız başlarına çıkarılmamalı, balkon demirleri başlarını sokabilecek genişlikte olmamalı. Burada da üzerlerine basıp düşebileceği eşyalar bulunmamalı,
-Evde su geniş ağızlı kapta biriktirilmemeli,
-Küçük çocuk olan evlerde çatal bıçak çekmecesi çocuğun boyundan daha yüksekte olmalı,
-9. aydan sonra tutunup kalkabilecekleri için, masa ve sehpa gibi mobilyaların üzerinden sarkan örtülere dikkat edilmeli. Bunları çekerken üzerlerindeki eşyaları düşürüp yaralanabilirler,
-Küçük çocuklar bahçede yalnız bırakılmamalı. Buradaki zehirli otları yiyerek zehirlenebilirler ya da böcek sokabilir,
-Giysilerinin üzerine, emzik ipi gibi boynunun etrafını dolanıp boğabilecek uzunlukta zincir ve ip benzeri şeyler takılmamalı,
-Giysilerinin üzerindeki kopma tehlikesi olan cisimler hemen onarılmalı,
-Vücudundaki bit gibi zararlıları temizlemek için zararlı kimyasal maddeler kullanılmamalı,
-Gazyağı, petrol gibi maddeler daha önce içinde yiyecek ve içecek bulunan kaplara konulmamalı,
-Evde silah varsa boş olarak, çocukların ulaşamayacağı yerlere konulmalı,
-Elektrik prizlerinin mutlaka kapağı olmalı, elektrik kabloları koltuk arkası ya da halıların altına gizlenmeli,
-Tadına bakmak amacıyla yiyebileceği için evde zehirli bitki bulundurulmamalı,
-Ütü çocuğun bulunduğu yerde yapılmamalı,
-Pencere ya da dolap kapaklarının kırık camları hemen
değiştirilmeli,
-Çocukların çarpıp düşebileceği köşeli mobilyalar alınmamalı.
Diyet ilaçlarındaki madde kalp krizine yol açıyor – Haber 7
|
|
Kaynak: diyet - Google Haberler
Kadınlara Sağlıklı Beslenme Ve Diyet Konferansı – Aydın – Haberciniz
![]() Haberciniz |
Kadınlara Sağlıklı Beslenme Ve Diyet Konferansı - Aydın
Haberciniz Diyetisyen Nursel Anıl katılımcılara sağlıklı beslenme ve diyet konusunda bilgiler verirken; kendisine yöneltilen sorulara da yanıt verdi. ... |
Kaynak: diyet - Google Haberler
Akne tedavisi yapılmazsa vücutta kalıcı izler yaratabilir
Akne tedavisi yapılmazsa vücutta kalıcı izler yaratabilir" width="198" height="300" />
Tedavi edilmeyen aknelerin kalıcı izleri bırakabileceğini belirten Kadıköy Şifa Tıp Merkezi – Ataşehir’den Dermatoloji Uzmanı Dr. Rukiye Kaymaz akne ile ilgili en önemli soruları sorduk ve bizim için yanıtladı, bizde sizlerle paylaşalım dedik..
Akne nedir?
Akne yüz, boyun, göğüs, sırt, omuz ve üst kollarda görülen, yağ kanallarını tutan bir hastalıktır. En sık ergenlik çağında görülmekle birlikte, 40′li yaslara kadar devam edebilir. Akne zamanla iyileşebilir. Yine de bunun olmasını beklemek gereksizdir. Çünkü tedavi edilmeyen akneler kalıcı izler bırakabilir. Ayrıca akneli dönem uzun sürebilir. Bu dönem içinde görüntü bozukluğu yaratabilir. Bu yüzden bir dermatolog tarafından tedavi edilmesi uygundur.
Akne nasıl oluşur?
Hem erkek hem de kadınlarda bulunan erkeklik hormonları ergenlik çağında yükselerek derideki yağ bezlerini uyarır ve genişletir. Bu yağ bezleri, aknenin en sık görüldüğü alanlarda (yüz, göğüs, sırt) bulunur. Yağ kanalları folikül olarak adlandırılan kıl içeren kanallarla da bağlantılıdır. Yağ bezleri sebum olarak adlandırılan yağlı bir madde üretir. Sebum, derinin üzerine, deri yüzeyine açılan kıl folikülleri vasıtasıyla boşalır. Bu kıl foliküllerinin ağızları por olarak adlandırılır. Sebum yani yağ, kıl folikül kanalındaki hücrelerin dökülmesi ile birlikte kanalda yapışkan bir hale gelir. Böylece por tıkanmış olur. Bakteriler foliküldeki yağ ve hücrelerle beslenerek çoğalırlar. Bu bakteriler kimyasal maddeler salgılayarak burada bir reaksiyon yaratırlar ve folikül duvarı parçalanır. Sebum, bakteriler ve hücreler deri içine dağılarak kızarıklık, şişme ve iltihap akıntısına neden olur. Nadiren akneler hormonal dengesizliğe de bağlı olabilir.
Akne de nasıl bir temizlik yapılmalıdır?
Akne kullanılacak cilt bakım ürünleri ve ilaçların dermatoloji uzmanı tarafından belirlenmesi gerekir. Siyah noktacık, folikül içindeki kurumuş yağ ve ölü hücrelerden meydana gelir, kir değildir. Cildin günlük bakımında yüz, pH dengeli temizleyici madde ve ılık su ile yıkanmalıdır. Çok sık yıkama ve cildin aşırı ovulması akneyi alevlendirebilir.
Düzenli şampuanla saç temizliği de gereklidir. Eğer saç yağlı ise sık temizlemek önerilir. Dermatologunuz en iyi saç ve yüz temizliğini size bildirecektir.
Aknede diyetin rolü nedir?
Son bilimsel çalışmalar aknenin karbonhidrat tüketimiyle arttığını kanıtlamıştır. Bu gıdalardan kaçınmanız gerekir.
Aknede kozmetikler nasıl kullanılır?
Deri yüzeyine uygulanan fondöten, allık ve pudranın mineral bazlı olması önemlidir. Eğer likit fondöten veya nemlendirici kullanıyorsanız yağsız ve su bazlı olması gereklidir. Bu tür ürünler geceleri mutlaka temizlenmelidir. Ürün konusunda dermatoloji uzmanınızdan destek alabilirsiniz.
Aknenin iç hastalıklarıyla ilgisi var mıdır?
Çoğu kez aknenin karaciğer hastalığına bağlı olduğu düşünülür. Günümüzde aknenin iç hastalığına bağlı olmadığını biliyoruz. Sadece hormonal bozukluklar ve kullanılan bir takım ilaçlar akneye neden olabilir. Kadınlarda böbrek üstü bezlerinin veya yumurtalıkların aşırı miktarda erkeklik hormonu (androjen) üretmesi halinde aknelenme olabilir. Uzun süren, tedaviye yanıt vermeyen, saç dökülmesi ve tüylenmenin olduğu durumlarda dermatologunuz bu açıdan test isteyecektir.
Hangi ilaçlar akneyi artırabilir?
Tedavi amacıyla kullanılan bazı ilaçlar (kortizon hormon ilaçları vb) akneye neden olabilir veya çoğaltabilir. Dermatologunuz görüşme esnasında kullandığınız ilaçları sorgulayarak bu etkeni ortaya çıkaracaktır.
Stres akneye neden olabilir mi?
Stres aknenin ana nedenlerinden değildir. Ancak stresli dönemlerde bazı hormonların açığa çıkması, sivilcelerin oluşmasına veya artışa sebep olabilir.
Güneşlenmenin ve solaryumun akne üzerine etkisi nedir?
Güneşin ultraviyole ışınlarının kurutucu ve bakterileri azaltıcı rolü bilinmektedir. Bu nedenle güneşlenme genellikle akneleri azaltır. Ancak bu yanıltıcı bir durum da olabilir. Aşırı güneşlenme sonrasında deri kendini zararlı ultraviyole ışınlarından korumak için kalınlaşır. Önce azalan akneler, derinin kalınlaşıp gözeneklerin tıkanması sonucu daha da şiddetlenebilir. Solaryumda ultraviyole ışığı olup, aynı etki mekanizmasına sahiptir. Günümüzde ultraviyolenin yaşlandırıcı ve deri kanseri yapıcı etkileri nedeniyle aşırı güneşlenmeyi tavsiye etmiyoruz.
Yaz aylarında güneşten koruyucu kremler kullanırken bu ürünün su bazlı olmasına ve yağ içermemesine özellikle dikkat edilmelidir. Yanlış ürünler sivilce çoğalmasına neden olabilir. Bu konuda da dermatoloji doktorunuzdan destek almalısınız.
Bazı akne hastalarında da tam tersi, yaz aylarında sivilce artışı olabilir. Bu durum terleme ile birlikte yağ salgısının artışından kaynaklanmaktadır.
Akne derecelendirmesi ve tedavisi nasıl yapılır?
Akne hafif, orta ve şiddetli olarak sınıflandırılır. Tedaviler aknenin derecesine ve tipine göre yapılır.
Akne tedavisi uzun bir süreçtir. Tüm akne tedavileri yeni akne oluşumunu engelleyerek etkili olur. Düzelmeler zaman alır.
Dermatologlar tedavileri aknenin tipine göre belirlerler. Bu ürünler bazen kuruluk ve soyulma yaratabilir. Dermatologunuz size doğru kullanımı ve yan etkilerin olmaması için tavsiyelerini belirtecektir.
Deriye sürülerek kullanılan antibiyotikler de vardır. Bunların kullanımı daha hafif akneler içindir. Eğer geniş kırmızı ve derin sivilceleriniz varsa, direk olarak içine kortizon enjekte edilerek hemen iyileşmesi sağlanabilir.
Ağız yoluyla antibiyotikler kıl folikülündeki bakterileri azaltırlar. Bu da kızarıklık ve iltihaplanmaları azaltır.
Doğum kontrol haplarının kadınlarda akneyi önemli ölçüde iyileştirdikleri gözlemlenmiştir. Bu amaçla tedavi maksadıyla da kullanılırlar.
İlaç tedavilerinin yanı sıra aktif sivilce veya iz tedavilerinde lazer uygulaması ya da meyve asitleriyle kimyasal soyma şeklinde dermatolog uygulamaları mevcuttur. Tedavinin mutlaka uzman doktor tarafından gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Tedavi şekli doktorunuz tarafından tamamen kişiye özel olarak düzenlenecektir.
Kadınlar için önemli gıda önerilerimiz
gıda önerilerimiz" width="150" height="150" />
NYU Beslenme Uzmanı Tara Miller, sağlıklı beslenmek için, ne yemeniz ve ne kadar yemeniz gerekeni biilmemizin faydalı olduğunu belirtiyor. Size bu konuda biraz yardımcı olmak için çabalıyoruz. İşte her kadının ihtiyaç duyduğu ve mutlaka yemesi gereken besin türleri..
Süper Yiyecek 1: Az yağlı yoğurt
Haftada 3-5 porsiyon
Faydası: Sağlıklı bir yiyecek olan yoğurt çok eskidir. Uzmanlar yoğurdun faydalarının yeni ve şaşırtıcı olarak hala devam ettiğini söylüyorlar. Sadece yoğurt değil kefir içeren her yiyecek sayısız yolla vücudumuzu korumaya yardımcı oluyor.
Ayrıca, yoğurdun göğüs kanseri riskini de azalttığı öne sürülüyor. Yoğurt aynı zamanda midedeki ülser hastalığını ve vajinal enfeksiyon risklerini de azaltıyor.
Kahvaltıda, öğle yemeğinde bir porsiyon yoğurdun keyfini çıkarın. Yoğurt kemiklere iyi gelen kalsiyum ile yüklüdür. Her yaştaki kadının kalsiyuma ihtiyacı vardır. Bir porsiyon yoğurtta 448 mg kalsiyum vardır. Yoğurt alırken az yağlı olmasına ve markasına dikkat etmelisiniz.
Süper Yiyecek 2: Somon, sardalya ve uskumru yağlı balıklar
Her hafta 2-3 porsiyon
Faydası: Balıktaki sağlıklı faktör omega-3 yağ asitleridir ve DHA ve EPA adında iki çeşidi vardır.
Balık vücudumuzdaki her hücrenin zarında önemli bir rol oynamakla beraber aynı zamanda bizi birçok önemli sağlık tehditlerinden de korur. Bu tehditlerden bazıları: kalp rahatsızlıkları, felç, hipertansiyon ve iltihaba yol açan çeşitli hastalıklar.
Ceviz, keten tohumu gibi yiyeceklerden ALA adı ile bilinen omega-3 asidini alırsınız. Bu da vücudumuz için iyidir. DHA’ya çevrilmesi için vücudumuz bir süreç uygular. Ve bu süreç çeşitli kişisel faktörleri olumlu etkiler.
Süper Yiyecek 3: Fasülye
Haftada 3-4 porsiyon
Faydası: Fasülye protein ve lif deposudur. Göğüs kanseri ve kalp hastalıklarına karşı vücudumuzu korur. Fasülye aynı zamanda kadın hormonlarını dengeler. Kadınların yiyebileceği en sağlıklı yiyeceklerden bir tanesidir.
Bir araştırmaya göre kardiyo vasküler hastalık riskleri ile baklagiller arasında ters orantılı bir ilişki vardır. Bilindiği üzere baklagiller. fasülye, bezelye, mercimek ve fıstık içerir.
Fasülye aynı zamanda kolestrol seviyesinin de azalmasına yol açar, hormonları düzenler ve menopoz semptomlarını önler.
Son olarak, üreme yaşındaysanız fasülye folik asit ihtiyacınızı karşılar ve hamile kalmak istiyorsanız bu işinize yarayabilir.
Süper Yiyecek 4: Domates (veya karpuz, greyfurt, portakal)
Haftada 3-5 porsiyon
Faydası: Meyvelerin içindeki en etkin içerik likopendir. Prostat kanserini engellediği gibi kadınların çeşitli hastalıklarını da engeller.
Likopen göğüs kanserini engellediği gibi kadınların kalp hastalıkları ile savaşmasında da güçlü bir antioksidandır.
Ayrıca en son araştırmalara göre, güneşin yarattığı UV ışınlarından cildi korur ve daha genç görünmenizi sağlar.
Süper Yiyecek 5: Az yağlı süt veye portakal suyu ile takviye edilen D Vitamini
Amaç: GÜnde en az 400 IUs
Ne yapar: Osteoporoz riskini azaltır, diyabet riskini düşürür ve göğüste tümör oluşumunu engeller.
Son araştırmalara göre, D vitamini göğüs, kolon ve yumurtalık kanserlerinin yarsını önlüyor.
D vitamini somon, uskumru, orkinos ve sardalyada bulunur ama en iyi kaynak süt gibi kuvvetli yiyeceklerdir.
Süper Yiyecek 6: Üzüm, çilek, böğürtlen, ahududu
Haftada 3-4 porsiyon
Faydası: Şarapla benzer çekilde bu meyveler hücre yenilemede önemli rol oynarlar. Birçok kanser çeşidi riskini azaltır.
Aynı zamanda bu meyveler C vitamini ve folik asit açısından da zengindir. Bu antioksidanlar kalbimizi korur ve cildin yaşlanmasını önler.
Maydanoz Deyip Geçmeyin" width="150" height="150" title="
yiyin" width="150" height="150" title="Meyveleri soymadan 