Adjuvanın Yan Etkileri
Doç. Dr. Mustafa Ertek, ''Aşı konusunda özellikle civa içermesiyle ilgili tartışmalar yapıldığı''nın hatırlatılması üzerine, aşının, içindeki adjuvan ve civayla bir bütün olarak değerlendirildiğini söyledi.
Adjuvanın bir çok aşıda bulunduğunu, daha önce uygulanan aşıların da bu maddeyi içerdiğini belirten Ertek, ''Tiomersel dediğimiz bir maddede ki civa bileşiği içerisinde vardır. Bu da bir çok aşıda koruyucu madde olarak zaten bulunmaktadır. Bu hem FDA'nın, hem Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği miktarlarda bulunabilir. Bu da 5 mikrogramdan 50 mikrograma kadar değişebiliyor. Şu anki aşılarda civa oranı hem FDA'nın, hem de DSÖ'nün önerdiği miktarlarda'' dedi.
Ertek, ''Skualen'' isimli maddenin ise uzun yıllardır diğer aşılarda da kullanıldığını ve çalışmalar yapıldığını ifade ederek, bu maddelerde ciddi bir yan etki ortaya çıkması halinde aşılarda kullanımına izin verilmeyeceğine dikkati çekti.
Tüm ilaç ve aşıların birtakım yan etkileri olduğunu, ama bu aşıda kamuoyunda tartışıldığı gibi bir yan etkinin söz konusu olmadığını vurgulayan Ertek, adjuvandan dolayı aşının yapıldığı yerde kızarıklık ve şişliğin diğer aşılara göre daha fazla olabileceğini bildirdi.
İnfluenza aşıları uygulandıktan 1 hafta sonra grip benzeri baş ağrısı, halsizlik, kırgınlık gibi belirtiler olabileceğini belirten Ertek, ancak bunların tolere edilebileceğini kaydetti.
Yan etki takibinin süreç içinde hem Türkiye'de, hem de diğer ülkelerde yapılmaya devam edileceğini anlatan Ertek, ama şu anda bir risk görülmediğini vurguladı.
AŞIDA ÖNCELİKLİ GRUPLAR
Aşının öncelikle sağlık personeline yapılacağını anımsatan Doç. Dr. Ertek, hacı adaylarının da Suudi Arabistan'a gitmeden önce aşılanacağını belirtti.
Domuz gribine daha çok 12-17 yaş grubundakiler yakalandığı için 6 ay ile 24 yaş arasındakilerin de aşılanacağını kaydeden Ertek, kronik hastalığı bulunanlara da risk grubunda olduğu için aşı yapılacağını söyledi.
Mustafa Ertek, kolluk kuvvetleri, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, ulaşım hizmeti verenler gibi stratejik alanlarda görev yapanların da aşılanacağını dile getirerek, Türkiye'nin temin edebildiği aşı miktarının belli olduğunu, toplumun aşağı yukarı yarısına aşı yapılacağını vurguladı.
Aşı yapılanlar bağışıklık kazanacağı için virüs dolaşımda olduğu sürece aşının her yıl tekrarlanmasına gerek olmadığına işaret eden Ertek, ''Virüs bir mutasyona uğrarsa, bu aşı etkili olmaz. O zaman mutasyona uğrayan aşı, mevsimsel influenza aşısının içine konulacak. Bu şekilde mevsimsel influenza aşısı olarak uygulanacak'' dedi.
''Domuz gribi aşısı olmayı reddedenlerle ilgili ne gibi bir uygulamaya gidileceği?'' sorusu üzerine de Ertek, ''Aşı tamamen gönüllülük esasına göre yapılan bir aşıdır. Birisi kendisine ya da çocuğuna aşı yaptırmak istemezse yapılamaz. Ama bunun doğuracağı sorumluluklar da o aşıyı yaptırmayan kişiye ait olacaktır'' diye konuştu.
Bir başka soru üzerine 2. partiyle 1 milyon dozun üzerinde aşı geleceğini belirten Ertek, risk gruplarının tamamına aynı anda aşı yapmanın mümkün olmayacağını, hastalığın yaygın olduğu illere öncelik verilebileceğini söyledi.
Ertek, aşının yetişmediği hacı adaylarının Suudi Arabistan'da aşılanacağını bildirdi.
İlginizi Çekebilir
Yükleniyor...
24 Kasım 2009, 23:29
peki neden adjuvan Amerika da yok Türkiye de var?
ayrıca adjuvanın körfez savaşlarında amerikanın askerlerine içinde adjuvan içeren aşı yapılmış ve coğu asker hayatını kaybetmiş bunn kanıtıda adjuvana karşı oluşturulan antikorlardan açığa çıkmış.
02 Aralık 2009, 00:33
eksik bilgi sahibisiniz bahsettiğiniz asker ölümleri ilk etapta civa bileşimlerinden ve adjuvanlarda şüphelenilmiş olmakla birlikte daha sonra yapılan otopsilerde ölümlerin bununla ilgisi olmadığı bir çöl virüsünü buna sebep olduğu bulunmuştur.Neticede şu anda Amerikadada şu an Türkiyedeki adjuvan ve civalı aşılar kullanılmaya başlanmıştır.şunuda bilmek gerkirki bu aşıdaki yan etki yapacak maddelerden daha fazlasını marmaradan yada karadenizden yediğimiz balıklardan almaktayız bunuda belirtmek isterim.Aynı sahte rakıda olduğu gibi etil alkol yeine metil alkol kullanıldığında körolma yada ölüm sözkonusu ise aşılardada metil civa değil etil civa kullanılmaktadır.. Bunların yanında Türkiyede uygulanan aşının şu andaki etkili virüsü % 98 korumakta Amerikadaki % 70, şu anda mutasyona uğraması muhtemel virüse karşı ise Türkiyede uygulanan aşının % 80 Amerikadaki aşının % 30 koruması sözkonusudur.Aşının siyasete alet edilmesi çok yanlıştır ve bu bir tek Türkiyede böyle olmaktadır.Sağlıkla şaka olmamalıdır. Eğer Türkiye ilk sipariş veren ülkelerden olmasydı şu anda bugün aşıya karşı çıkanların neler yazıp çizeceğini ve çığırtkanlık yapacağını görür gibiyim. 3. dünya ülkeleri bile bu aşıyı vatandaşına uygularken bizim devletimiz bu kadar fakimi bu aşıyı almıyor deneceği gün gibi gerçekti.Allah sonumuzu hayır etsin.
03 Aralık 2009, 11:11
Kudit teşekkürler. Benim de Dünya Sağlık Örgütü gibi doğru kaynaklardan ulaştığım bilgileri derli toplu bir şekilde aktarmışsınız. Ayrıca eğer araştırılırsa diğer birçok aşının daha fazla yan etkisinin olduğu görülecektir. Ama onları çocuklarımıza doğumdan itibaren yaptırmakta bir sakınca görmüyoruz. Bir de beni hayrete düşüren şey çocuklarının yanında deyim yerindeyse fosur fosur sigara içenlerin -ki sigarada arsenik, fare zehiri gibi onlarca zehir var ve üstelik üzerinde ‘öldürür!’ ibaresi bile var- çocuklarını korumak için yaptırmaları gereken aşıdan bu derece kaçınmaları.
12 Aralık 2009, 02:16
alayı hikaye adamlar dünya nüfusunu azaltmaya çalışıyor. siz hala uyuyun